gebelik elde edilememesi durumunda

Yumurta dondurma işlemi kadının yumurtalığından elde edilen yumurtanın (oosit) saklanarak ileride kullanılması amacıyla dondurulması işlemidir. Peki neden ileride kullanmak amacıyla yumurta dondurmak gerekebilir:
– Ailesinde erken menopoz öyküsü olan bir kadın henüz evlenmemişse ve evlenene kadar menopoza girip yumurtalarının tamamen tükenmesinden endişe ediyorsa şimdiden yumurtasının dondurulmasını isteyebilir
– Kanser tedavisi nedeniyle radyoterapi veya kemoterapi tedavisi yumurtalıkların fonksiyonunu bitirebilir. Bu durumda hasta tedaviden önce yumurtalarının dondurularak saklanmasını isteyebilir.
– Çocuk sahibi olmayı ileri yaşa ertelemek isteyenler veya çeşitli nedenlerle ertelemek zorunda olanlar

Günümüzde kadınların da toplumdaki statülerinin değişmesi, iş, meslek ve kariyer planları gibi nedenler bazen kadınların erken yaşta gebelik planlamasına engel olmaktadır ve gebelik planları ileri yaşlara ertelenmek zorunda kalmaktadır. Tabiki ileri yaşlarda gebe kalma ve yumurta elde edilme oranları düşmektedir. Bu durumlarda yumurtalar dondurularak ileri yaşlarda tekrar kullanılmak istenebilir. Ülkemizde yumurta dondurma işlemine bu tür nedenlerle izin verilmemektedir ancak kanser vb. hastalıklar nedeniyle yumurtalıkların zarar görebileceği durumlarda izin verilmektedir.

Dondurulan ve çözülen her yumurtadan gebelik elde edilememektedir. Ancak günümüzde tekniklerin ilerlemesi ile başarı oranı artmaktadır. Son yıllarda uygulanan camlaştırma (vitrifikasyon) yöntemi ve mikroenjeksiyon yöntemi döllenme ve gebelik oranlarını arttırmıştır. Ortalama olarak yumurta dondurulması yapılan kadınlarda %30’unda gebelik elde edilebilmektedir. Yumurtanın dondurulduktan sonra tekrar çözülmesi için belli bir süre yoktur, uzun yıllar kalabilir.

Tüp bebek uygulamasında olduğu gibi hormonal ilaçlarla uyarılarak büyütülen yumurtalar OPU yöntemiyle yumurtalıklardan toplanmaktadır ve daha sonra dondurulmaktadır. Yumurta toplamak yerine yumurtalığın bir kısmının laparoskopi ameliyatıyla alınarak dondurulması da mümkündür.

Erkek için spermiogram

Tüp bebekte başarı nedir?
Tüp bebekte başarı iki şekilde ifade edilebilir aslında. Birincisi gebelik oranı, ikincisi canlı doğum oranı. Bu ikisi aynı oranda olamamaktadır çünkü gebelik elde edilse bile bunların bir kısmı düşük, anne karnında ölme vb. durumlar yüzünden canlı doğumla sonuçlanmamaktadır. Tüp bebek yöntemi ile başarılı bir şekilde gebelik elde edilse bile bu gebeliklerin yaklaşık %15-20’si düşük ile sonuçlanmaktadır. (Normal yolla oluşan gebeliklerde de düşük oranı benzerdir.) Tüp bebek merkezleri genellikle başarı oranlarını ifade ederken gebelik oranını söylerler.

Tüp bebekte başarı oranı yüzde kaçtır?
Başarı oranı hastaların yaşı, tüp bebek yapılmasını gerektiren neden, yumurtalık kapasitesi gibi birçok faktöre göre değişir yani her hastada başarı oranı aynı değildir. Aşağıda kadını yaşına göre belirtilen başarı oranları ortalama değerlerdir, her merkezde farklıdır.
(Aşağıdaki oranlar: Society for Reproductive Medicine (SART) , 2009)
– 35 yaş altında: Gebelik oranı %47 — Canlı doğum oranı: %41
– 35-37 yaş arasında: Gebelik oranı %39 — Canlı doğum oranı: %31
– 38-40 yaş arasında: Gebelik oranı %30 — Canlı doğum oranı: %22
– 41-42 yaş arasında: Gebelik oranı %20 — Canlı doğum oranı: %12
– 42 yaşından sonra gebelik şansı çok azalmaktadır, özellikle 45 yaştan sonra çok nadirdir.

Tüp bebekte başarıyı arttıran ve azaltan faktörler, başarısızlık nedenleri:
– Başarını etkileyen en önemli faktör kadının yaşıdır. Yaş arttıkça başarı şansı düşer.
– Kadının yumurtalık kapasitesi (over rezervi) başarıda çok önemlidir.
– Stres başarı şansını düşürür.
– Sigara: Hem gebelik şansı azalır, hem de düşük olma riski artar.
– Aşırı kilo (obezite) başarıyı azaltır.
– Tüplerde sıvı birikmiş olması (Hidrosalpeks) başarıyı düşürür.
– Daha önce başarılı gebelik veya doğum olması başarı şansını arttıran bir faktördür.
– Sperm kalitesinin kötü olması başarı şansını düşürür.

Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı nedenleri nelerdir?
3 veya daha fazla kere tüp bebek uygulanmasına rağmen gebelik elde edilememesi durumunda aşağıdaki faktörler etken olabilir, bunların değerlendirilmesi gerekir:
– Anne ve babada genetik, kromozomal anormallikler
– Annede pıhtılaşma bozuklukları (trombofili)
– Tüp bebekte uygun protokollerde ilaçlar kullanılmaması
– Rahim içerisinde myom, polip, adezyon (yapışıklık) gibi embriyonun tutunmasını engelleyen oluşumlar
– Annede immunolojik bozukluklar
– Tüplerin içerisinde sıvı birikmesi (Hidrosalpenks)

Yumurta hücresi vücuttaki en büyük hücre

TÜP BEBEK TEDAVİSİNE BAŞLARKEN İLK MUAYENE VE ÇİFTİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Bu aşamada kadın ve erkek muayene edilir, bu güne kadarki hikayeleri, geçirdikleri tedavi aşamaları, varsa gebelik ve doğum sonuçları v.b detaylı olarak not edilir. Daha önce yapılan bütün tetkikler ve varsa tedavi raporları incelenir. Gerek duyulursa bazı tetkikler yeniden yapılır. Erkek için spermiogram (sperm testi) yeniden yapılabilir. Bu nedenle erkeğin ilk muayeneye gitmeden önce 3 gün ilişkiye girmemiş (boşalmamış) olması gerekir.

Normal gebeliklerden önce rutin yapılması gereken tahliller tüp bebek için de geçerlidir, bunlar yapılır. (tam kan sayımı, kan grubu, tsh, hepatit tahlilleri, torch…) Anne dayına ultrason incelemesi yapılır ve gerekirse rahim filmi (hsg) tekrar çekilir.

Eski ve yeni bütün tahlillerin sonucu ve muayene sonucuna göre tüp bebek tedavisi planlanır. Hangi tüp bebek yöntemi (IVF, ICSI) ve hangi protokol uygulanacak karar verilir. Daha sonraki aşamada yer alan baskılama tedavisi ve yumurta oluşturma tedavisi hakkında ve tüp bebek tedavisi ile ilgili merak edilen her konuda bilgiler verilir. Sonraki tedaviye başlanacak gün kararlaştırılarak randevu verilir.